15 Ekim 2010 Cuma

Toz ve Kül

Geçmişin tortusu savrulmakta geleceğin rüzgarlarında...
Bulutlar simsiyah birer tül olup üşüşmüşken ufka;
Öldüğünden habersiz bir güneş, göz kırpmaktadır bu can çekişen topraklara. 

Estikce soğuktan yakınır rüzgar.
ve çoktan onun cinnetiyle uçmaya alışan tozlar,
henüz savrulmayı öğrenen küllere nispet yapmaktalar.

İşte;
Her bir zerresinde vücut bulmuşda azap sanki,
defalarca döllemekte bu harap beldede kendisini...

Belli ki çoktan atılmış topraklar o çukurun üzerine.
Ne alınacak nefes kalmış, ne de gidilecek bir yer,
şu yalnızlığın hep bakir kucağından başka önünde...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder