15 Ekim 2010 Cuma

Kış Uykusu

Karları çözülmekte olan ormandan arda kalan,
Eriyen buzlardan bir avuç anahtar,
Aklın ateşten kapısını boş yere kurcalayan...

Artık tek bir ânı, yattığın o mezarın taşıdır.
Ah...! Şafak da çürüseydi bedeninle,
Başucuna koyduğun son nişânın bile buzdandır...

Fırlayıp yalnızlığının yatağından koşsan bile,
Parıldamaktadır sabahın güneşi,
Yetişemezsin artık hatıralarının izine...

Biçâre ruh...! Yalnızlık mı sarıyor o bedenini ?
Bir zamanlar seni sarmalayan güneş,
Bak, hatıralarını eritiyor yavaşca şimdi...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder